“İngiliz Kooperatifi: Kadıköy’ün İlk Ticarethanesinin Tarihi”

Kadıköy’ün ticari geçmişi, yalnızca çarşısının hareketliliğiyle değil, yüzyılı aşkın süredir ayakta kalmış yapılarıyla da okunabilir. Bu yapılardan biri, Surp Takavor Ermeni Kilisesi’nin karşısında yer alan ve halk arasında “İngiliz Kooperatifi” ya da “İngiliz Pazarı” olarak bilinen iki katlı taş binadır. 19. yüzyılın son çeyreğinde İngiliz Levanten topluluğu tarafından kurulan bu mağaza, yalnızca Kadıköy’ün değil, İstanbul’un da ilk organize perakende ticarethanelerinden…

“İngiliz Kooperatifi: Kadıköy’ün İlk Ticarethanesinin Tarihi” için yorumlar kapalı

“Hayalet ve Karanlık: Tsavo’nun İnsan Yiyen Aslanları “

1898 yılında Britanya İmparatorluğu, Afrika’daki en iddialı altyapı projelerinden birini yürütüyordu: Uganda Demiryolu. Bu demiryolu, Doğu Afrika’nın iç kesimlerini Hint Okyanusu kıyısındaki Mombasa limanına bağlamayı amaçlıyor, böylece İngiliz sömürge yönetiminin hem askeri hem de ticari kontrolünü pekiştiriyordu. Ancak Kenya’nın Tsavo bölgesinde inşa edilen köprü aşamasında beklenmedik ve korkutucu bir engel ortaya çıktı: iki erkek aslan. Yaklaşık dokuz ay boyunca bu…

“Hayalet ve Karanlık: Tsavo’nun İnsan Yiyen Aslanları “ için yorumlar kapalı

“Korku Sineması Tarihine Giriş, Korku Nedir?”

Korku gerçektir. Yüzleşmek zorunda olduğumuz çıplak hakikattir; karşında dişlerini sıkarak bıçağını kaldırmış bir katil, yerde yatan ölü eş, aynadaki sarkmış et, topun peşinden koşarken kamyonu fark etmeyen bir çocuk, kulağından çıkan bir böcek, ya da iktidarı ele geçirmiş Naziler… Korku, olur. Olanın kendisidir. Peki “korku” ile “dehşet” arasındaki fark nedir? Önce dehşet (terror) gelir—gerilim, beklenti, en kötü ihtimale açık bir…

“Korku Sineması Tarihine Giriş, Korku Nedir?” için yorumlar kapalı

“Çocukların Hayal Doktoru: Dr. Seuss’un Unutulmaz Hikâyeleri”

Çocuk edebiyatı denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri şüphesiz Dr. Seuss’tur. Gerçek adıyla Theodor Seuss Geisel, 20. yüzyılın ikinci yarısında yazdığı kitaplarla yalnızca çocukların değil, yetişkinlerin de hayal gücünü harekete geçirmiştir. Onun eserlerinde kahkahalarla eğlence, ritmik kafiyelerle dil oyunu, rengârenk çizimlerle görsel şölen bir araya gelir. Ancak Dr. Seuss’u özel kılan, sadece sevimli karakterler ve tekerlemeler yaratması değildir. Aynı zamanda…

“Çocukların Hayal Doktoru: Dr. Seuss’un Unutulmaz Hikâyeleri” için yorumlar kapalı

“Neden Kutuplarda Canlılar Daha Büyük? Polar Gigantism’in Sırrı”

Kutup bölgeleri, yeryüzünün en zorlu yaşam alanlarından biri olarak bilinir. Aşırı düşük sıcaklıklar, uzun süren karanlık dönemler ve sınırlı besin kaynakları, canlılar için olağanüstü adaptasyon stratejileri geliştirmeyi zorunlu kılmıştır. Bu uyum biçimlerinden en dikkat çekici olanı, “kutup devleşmesi” ya da bilimsel adıyla polar gigantism fenomenidir. Kısaca tanımlamak gerekirse kutup devleşmesi, bazı deniz canlılarının düşük enlemlerdeki akrabalarına kıyasla çok daha büyük…

“Neden Kutuplarda Canlılar Daha Büyük? Polar Gigantism’in Sırrı” için yorumlar kapalı

“Wes Anderson Filmlerinden Çıkma Bir Çocukluk Hikayesi : Anthony Bourdain”

Bir çocuk düşünün; elinde Tenten çizgi romanları, sırtında utandırıcı derecede şirin bir denizci kıyafeti, gözlerinde keşif heyecanı… Ve o çocuk, Atlantik Okyanusu’nu aşan bir transatlantikte, ilk kez tattığı soğuk bir çorba sayesinde hayatının yönünü değiştiriyor. O çocuk Anthony Bourdain’den başkası değil. Yemek yemeyi yalnızca karın doyurmak sanan bir Amerikan çocuğunun, Vichyssoise (soğuk patatesli pırasa çorbası) ile başlayan gastronomi yolculuğu… İstiridyeler,…

“Wes Anderson Filmlerinden Çıkma Bir Çocukluk Hikayesi : Anthony Bourdain” için yorumlar kapalı

“Pagan Müziğin İzinde: Wardruna ve Kadim İskandinav Ruhu”

İnsanlık tarihinin en eski çağlarından beri müzik, yalnızca bir eğlence aracı değil, aynı zamanda doğa ile iletişim kurmanın, ruhani dünyalarla temas etmenin ve kolektif hafızayı diri tutmanın bir yolu olmuştur. Özellikle sözlü kültürle yaşayan toplumlarda ezgiler, ilahiler ve ritmik ayinler; bilgeliği, miti ve kimliği sonraki kuşaklara aktaran kutsal araçlar olarak görülmüştür. Bu anlayış, İskandinav dünyasında çok daha yoğun ve törensel…

“Pagan Müziğin İzinde: Wardruna ve Kadim İskandinav Ruhu” için yorumlar kapalı

Boğaziçi, Yani Bosphoros İsmi Nereden Geliyor?

İstanbul’un kalbinden geçen, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan büyüleyici su yolu: Boğaziçi. Bugün İstanbul’un eşsiz siluetini tamamlayan bu geçit, yalnızca coğrafi bir kavşak noktası değil, aynı zamanda antik çağlardan kalma bir efsanenin izini taşıyan bir mitolojik semboldür. “Boğaz” olarak andığımız bu yerin antik adı Bosphoros (Βόσπορος), Yunanca “bos” (inek) ve “phoros” (geçit, taşımak) kelimelerinden türetilmiş olup, “İneğin Geçidi” anlamına gelir.…

Boğaziçi, Yani Bosphoros İsmi Nereden Geliyor? için yorumlar kapalı

“Serafim’in Kanatlarında: Halep Kökenli Bizans Yelpazesi”

Antikçağdan Orta Çağ’a uzanan süreçte yelpazeler, yalnızca serinleme aracı olmanın çok ötesine geçmiş; kralların, din adamlarının ve imparatorların çevresinde birer iktidar, kutsallık ve saygı simgesi olarak önemli roller üstlenmiştir. Özellikle Erken Bizans döneminde, ayin sırasında kullanılan törensel yelpazeler —diğer adıyla flabellum ya da Yunanca rhipidion— dini sembolizm ve işlevselliğin nadide bir bileşimini temsil eder. 6. yüzyıla tarihlenen ve Suriye'nin kuzeyinde…

“Serafim’in Kanatlarında: Halep Kökenli Bizans Yelpazesi” için yorumlar kapalı

“Morna Müziği’in Çıplak Ayaklı Kraliçesi ve São Vicente Adası”

Atlas Okyanusu’nun ortasında, Afrika kıyılarına yaklaşık 570 kilometre mesafede, tarih boyunca köle ticaretinin, denizciliğin ve kültürel etkileşimin kesiştiği bir ada ülkesi yer alır: Cape Verde (Yeşil Burun Adaları). On altı adadan oluşan bu takımadalar, sadece jeopolitik konumlarıyla değil, derinlere kök salmış müzikal gelenekleri ve eşsiz kültürel dokularıyla da dikkat çeker. Bu topraklar, tarih boyunca hem Afrika’dan hem Avrupa’dan esintiler almış;…

“Morna Müziği’in Çıplak Ayaklı Kraliçesi ve São Vicente Adası” için yorumlar kapalı