“İskenderiye’de Zamanın Tanrısı: Aion–Chronos’un Sırrı”

Aion–Chronos figürü, özellikle Geç Helenistik ve Roma dönemlerinde zamanın kişileştirilmesi olarak ortaya çıkan karma bir tanrısal tasvirdir. Bu figür, genellikle aslan başlı ve yılanla sarılmış insansı bir beden şeklinde tasvir edilmiştir. En iyi örneklerinden biri Mısır’da İskenderiye Greko-Romen Müzesi’nde sergilenen aslan başlı Aion rölyefidir. Bu rölyefte tanrı dört kanatlı (iki yukarı, iki aşağı), aslan başlı ve insan gövdeli olarak betimlenir;…

“İskenderiye’de Zamanın Tanrısı: Aion–Chronos’un Sırrı” için yorumlar kapalı

“İngiliz Kooperatifi: Kadıköy’ün İlk Ticarethanesinin Tarihi”

Kadıköy’ün ticari geçmişi, yalnızca çarşısının hareketliliğiyle değil, yüzyılı aşkın süredir ayakta kalmış yapılarıyla da okunabilir. Bu yapılardan biri, Surp Takavor Ermeni Kilisesi’nin karşısında yer alan ve halk arasında “İngiliz Kooperatifi” ya da “İngiliz Pazarı” olarak bilinen iki katlı taş binadır. 19. yüzyılın son çeyreğinde İngiliz Levanten topluluğu tarafından kurulan bu mağaza, yalnızca Kadıköy’ün değil, İstanbul’un da ilk organize perakende ticarethanelerinden…

“İngiliz Kooperatifi: Kadıköy’ün İlk Ticarethanesinin Tarihi” için yorumlar kapalı

Boğaziçi, Yani Bosphoros İsmi Nereden Geliyor?

İstanbul’un kalbinden geçen, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan büyüleyici su yolu: Boğaziçi. Bugün İstanbul’un eşsiz siluetini tamamlayan bu geçit, yalnızca coğrafi bir kavşak noktası değil, aynı zamanda antik çağlardan kalma bir efsanenin izini taşıyan bir mitolojik semboldür. “Boğaz” olarak andığımız bu yerin antik adı Bosphoros (Βόσπορος), Yunanca “bos” (inek) ve “phoros” (geçit, taşımak) kelimelerinden türetilmiş olup, “İneğin Geçidi” anlamına gelir.…

Boğaziçi, Yani Bosphoros İsmi Nereden Geliyor? için yorumlar kapalı

“Serafim’in Kanatlarında: Halep Kökenli Bizans Yelpazesi”

Antikçağdan Orta Çağ’a uzanan süreçte yelpazeler, yalnızca serinleme aracı olmanın çok ötesine geçmiş; kralların, din adamlarının ve imparatorların çevresinde birer iktidar, kutsallık ve saygı simgesi olarak önemli roller üstlenmiştir. Özellikle Erken Bizans döneminde, ayin sırasında kullanılan törensel yelpazeler —diğer adıyla flabellum ya da Yunanca rhipidion— dini sembolizm ve işlevselliğin nadide bir bileşimini temsil eder. 6. yüzyıla tarihlenen ve Suriye'nin kuzeyinde…

“Serafim’in Kanatlarında: Halep Kökenli Bizans Yelpazesi” için yorumlar kapalı

“Bir Kadehten Daha Fazlası: Kyliks & Oidipus ve Sfenks Miti”

Bu kyliks, MÖ 5. yüzyıla tarihlenen, pişmiş topraktan (terrakotta) yapılmış kırmızı figür tekniğinde bir Yunan içki kabıdır. Buluntu yeri bilinmemekle birlikte, formu ve işçiliği itibarıyla Attika (Yunanistan'ın başkenti Atina ve çevresini kapsayan bir tarihi bölgedir.) üretimi olduğu düşünülmektedir. Kabın iç tabanındaki tondo bölümünde, mitolojik bir sahne betimlenmiştir: Ayakta duran figür, elinde mızrak ve yuvarlak kalkan taşıyan bir erkek; oturan figür…

“Bir Kadehten Daha Fazlası: Kyliks & Oidipus ve Sfenks Miti” için yorumlar kapalı

“İstanbul ve Kediler: Tarihsel ve Kültürel Bir İlişki”

İstanbul’un taş sokaklarında yürürken, bir köşe başında kıvrılmış uyuyan bir kediye rastlamamak neredeyse imkânsızdır. Yüzyıllardır bu kadim şehirle birlikte var olan, minarelerin gölgesinde uyuyan, saray bahçelerinde sessizce süzülen bu zarif canlılar; İstanbul’un yalnızca sessiz sakinleri değil, aynı zamanda hafızasıdır. Roma’dan Bizans’a, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bu çok katmanlı tarih içinde, belki de en tutarlı tanıklığı onlar yapmıştır. İstanbul, yalnızca tarihi ve…

“İstanbul ve Kediler: Tarihsel ve Kültürel Bir İlişki” için yorumlar kapalı

Ben Sana Mecburum – Atilla İlhan Ve Şiirlerde İstanbul

Türk şiirinin Kaptan'ı: Attila İlhan'ın "Ben Sana Mecburum" şirine Sanat ve Edebiyatta İstanbul Kategorisinde yer verdik, şiir Cem Karaca olmak üzere bir çok sanatçı tarafından yorumlanmıştır. Ben Sana Mecburum Ben sana mecburum bilemezsinAdını mıh gibi aklımda tutuyorumBüyüdükçe büyüyor gözlerinBen sana mecburum bilemezsinİçimi seninle ısıtıyorum Ağaçlar sonbahara hazırlanıyorBu şehir o eski İstanbul mudur?Karanlıkta bulutlar parçalanıyorSokak lambaları birden yanıyorKaldırımlarda yağmur kokusuBen sana…

Ben Sana Mecburum – Atilla İlhan Ve Şiirlerde İstanbul için yorumlar kapalı

İstanbul’un İlçeleri

Cumhuriyet’in ilk yıllarında, 1927’de, İstanbul vilayeti 7 kazadan ibaretti. Bunlar; İstanbul (Merkez),1 Adalar, Bakırköy, Beyoğlu, Çatalca, Şile ve Üsküdar’dı.2 Bunlardan İstanbul (Merkez), Adalar, Bakırköy, Beyoğlu ve Üsküdar’ın kaza merkezi, İstanbul Belediyesi sınırına dâhildi. Beyoğlu ve Üsküdar, Teşkilat-ı Esasiye ile 1924’te il olmuştu. Ancak kısa bir süre sonra tekrar İstanbul’a bağlandılar. Beyoğlu 1924’te, Üsküdar ise Bakırköy ve Çatalca ile birlikte 1926’da kaza oldu.…

İstanbul’un İlçeleri için yorumlar kapalı

İmparator Marcus Aurelius Heykeli

“Look back over the past, with its changing empires that rose and fell, and you can foresee the future too.”  - Marcus Aurelius, Meditations  İmparator Marcus Aurelius’un heykeli Romalı Heykeltıraş tarafından (MS 2.yy) yıllarıda yapılmıştır,Attalia yani şuanki ismi ile Antalya’da bulunmuştur. - Marcus Aurelius’un İmparator Olması? Marcus Aurelius, köklü bir Roma ailesinde doğdu, ancak kraliyet soyundan değildi. Başlangıçta bırakın en ünlü…

İmparator Marcus Aurelius Heykeli için yorumlar kapalı

Cezzar Ahmet Paşa’nın Hançeri

(Türk,18.yy.) Bosna doğumlu Cezzar Ahmet Paşa’nın 18.yy. tarihli hançeri.  “Devlet-i Ali Osman bu şehri size teslim etmek için beni vezir yapmadı, ben Boşnak Cezzar Ahmed Paşayım. Şehadet rütbesine ulaşıncaya kadar şehirden size bir damla bile içecek vermeyeceğim.” -Cezzar Ahmet “Akka’da durdurulmasaydım, bütün Doğu’yu ele geçirebilirdim!''   - Napolyon Bonapart -Cezzar Ahmet Paşa kimdir? (1720/30-1804) Bosna’da doğan Ahmet Paşa Bosna Valisi…

Cezzar Ahmet Paşa’nın Hançeri için yorumlar kapalı