“Vietnam Sonrası Amerikan Sineması: Reagan Doktrini ve Rambo”

21 Haziran 1985’te Air Force One’da çekilen bir fotoğrafta Ronald Reagan, kameraya gülümseyerek üzerinde “Rambo is a Republican” yazan bir çıkartmayı tutuyordu. İfade Türkçeye doğrudan “Rambo bir Cumhuriyetçidir” diye çevrilebilir. Reagan Presidential Library arşivi de fotoğrafı bu ifadeyle, 21 Haziran 1985 tarihli Air Force One yolculuğunda çekilmiş bir Beyaz Saray fotoğrafı olarak kaydediyor. Bu kareyi ilginç yapan yalnızca Reagan’ın bir…

“Vietnam Sonrası Amerikan Sineması: Reagan Doktrini ve Rambo” için yorumlar kapalı

“Kingston’ın Ritmi: Mento’dan Rocksteady’ye Jamaika Müziğinin Doğuşu, 1950–1968”

Bugün Jamaika müziğinin tarihine geriye dönüp baktığımızda, ska’nın mentodan çıktığını, rocksteady’nin ska’nın yavaşlamasıyla doğduğunu ve sonunda bütün bu çizginin reggae’ye ulaştığını söylemek kolaydır. Bu anlatı bütünüyle yanlış değildir; fakat asıl dönüşümün nasıl gerçekleştiğini açıklamak için fazla düzgündür. Çünkü Jamaika müziği, birbirini sırayla izleyen birkaç ritim kalıbından ibaret değildi. Onu meydana getiren şey; Atlantik’in öteki kıyısından gelen radyo sinyalleri, bavullarda ve…

“Kingston’ın Ritmi: Mento’dan Rocksteady’ye Jamaika Müziğinin Doğuşu, 1950–1968” için yorumlar kapalı

“Baharatın Kurduğu Dünya: Ateşten Konstantinopolis’e”

Baharatın Kurduğu Dünya, Bölüm I: Ateşten Konstantinopolis’e Bugün İstanbul’daki Mısır Çarşısı’na girdiğinizde karşınıza çıkan şey, ilk bakışta renkli ve hoş kokulu bir alışveriş dünyasıdır. Tarçın çubukları, karabiber taneleri, karanfil, kakule, zencefil, safran ve muskat… Küçük keselerde, cam kavanozlarda veya büyük tezgâhlarda sergilenen bu ürünlerin her biri, dünyanın başka bir köşesinden gelmiştir. Fakat bu kokuların arkasında yalnızca mutfak kültürü değil; binlerce…

“Baharatın Kurduğu Dünya: Ateşten Konstantinopolis’e” için yorumlar kapalı

“Aral’dan Amuderya’ya: Antik Harezm’in Kaleleri ve Suya Bağlı Dünyası”

(Özbekistan, Karakalpakistan #1) Karakalpakistan’ın tarihini anlatmaya nereden başlanmalı? Aral’ın bugün kurumuş kıyılarından mı, çölün içinde yükselen Toprak Kala’nın surlarından mı, yoksa Amuderya’nın binlerce yıl boyunca değişen kollarından mı? Aslında bu soruların her biri aynı yere çıkar: Bu coğrafyayı anlamak için önce suya bakmak gerekir. Bugünkü Özbekistan’ın kuzeybatısında; Aşağı Amuderya deltası, Aral Gölü çevresi ve Ustyurt Platosu arasında uzanan Karakalpakistan, tarih…

“Aral’dan Amuderya’ya: Antik Harezm’in Kaleleri ve Suya Bağlı Dünyası” için yorumlar kapalı

“DNA’nın Sessiz Hafızası: Şempanzeler, İnsan Evrimi ve Politik Davranışın Kökenleri”

(Evrim, Ortak Kökler #1) Chimp Empire belgeseli, izleyiciyi yalnızca vahşi doğadaki bir şempanze topluluğunun gündelik yaşamına değil, aynı zamanda insan davranışının en eski, en karmaşık ve kimi zaman en rahatsız edici kökenlerine de yaklaştırır. Belgeselde görülen şempanze toplulukları; yamyamlık, bebek öldürme, parçalama, grup içi ittifaklar, alfa erkek mücadeleleri, koalisyon kurma, sınır devriyeleri, savaş benzeri saldırılar, sosyal öğrenme ve baskın hiyerarşiler…

“DNA’nın Sessiz Hafızası: Şempanzeler, İnsan Evrimi ve Politik Davranışın Kökenleri” için yorumlar kapalı

“Belgesel Fotoğrafçılığın Doğuşu ve Toplumsal Dönüşümdeki Rolü”

Belgesel fotoğrafçılık, toplumsal gerçekliği görünür kılmak ve kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla kamerayı bir tanıklık aracı olarak kullanır; yalnızca olanı kaydetmekle kalmaz, aynı zamanda izleyiciyi düşünmeye, sorgulamaya ve kimi zaman harekete geçmeye davet eder. Bu rapor, belgesel fotoğrafın tarihsel gelişimini ve toplumsal etkisini çok katmanlı bir çerçevede ele almaktadır. 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Jacob Riis ve Lewis Hine…

“Belgesel Fotoğrafçılığın Doğuşu ve Toplumsal Dönüşümdeki Rolü” için yorumlar kapalı

“Okunmamış Kitapların Epistemolojisi: Umberto Eco’nun Antilibrary Paradoksu”

“Antilibrary” (anti-kütüphane) bugün genellikle “sahip olunan ama okunmamış kitaplar kümesi” anlamında kullanılıyor; fakat terimin kökeni ile kavramın Eco’ya atfedilen “hikâyesi” birbirine karışmış durumda. Birincil metin taraması, Umberto Eco’nun kendi yayınlarında ve konuşmalarında çok büyük kütüphaneler, okunmamış kitaplar, “kütüphanenin gösteriş değil araştırma aracı oluşu” gibi temaları güçlü biçimde işlediğini; ancak “antilibrary/anti-library/antibiblioteca” terimini bu anlamda doğrudan ve tutarlı biçimde kullandığını kanıtlayan güvenilir bir birincil…

“Okunmamış Kitapların Epistemolojisi: Umberto Eco’nun Antilibrary Paradoksu” için yorumlar kapalı

“Bozkırdan Konstantinopolis’e: Alanilerin Bizans Askerî Yapısındaki Yeri”

Alaniler, kökenleri Geç Antik Çağ’ın İran dilli bozkır ve Sarmat dünyasına uzanan, 9. ile 13. yüzyıllar arasında ise özellikle Alania merkezli siyasi ve dini bir yapı üzerinden Bizans’ın diplomasi, misyonerlik ve askeri ağlarına eklemlenen bir topluluktur. 10. yüzyıl Bizans literatürünün en temel metinlerinden biri olan De Administrando Imperio, Alania hükümdarını “exousiokrator” unvanıyla anarak, Alan siyasetini —özellikle Hazarlar ve Kırım hattı…

“Bozkırdan Konstantinopolis’e: Alanilerin Bizans Askerî Yapısındaki Yeri” için yorumlar kapalı

“Yazarlık, Piyasa Baskısı ve Bağımlılık: Stephen King Misery İncelemesi”

Stephen King’in kült eseri Misery, ilk bakışta "saplantılı bir hayranın esir aldığı yazar" temasını işleyen tipik bir gerilim metni gibi görünse de, yazarın kendi içsel dünyasında ve anlatımında metnin damarlarına işleyen iki devasa gerilim hattı mevcuttur. Bunlardan ilki, King’in 1980’lerin ortasında alkol ve kokain kullanımıyla giderek derinleşen, hayatını tehdit eden bağımlılık krizidir. İkincisi ise, popüler kültürün yarattığı "okur beklentisi" ile…

“Yazarlık, Piyasa Baskısı ve Bağımlılık: Stephen King Misery İncelemesi” için yorumlar kapalı

“Corleone İmparatorluğu: The Godfather II’de Roma Hukuku ve İntihar Ritüelleri”

Francis Ford Coppola’nın başyapıtı The Godfather Part II, yüzeyde bir Amerikan suç ailesinin yükseliş ve çöküş hikayesi gibi görünse de, özünde Shakespeareyen bir trajedi ve modern bir Roma İmparatorluğu alegorisidir. Film boyunca güç, ihanet ve sadakat kavramları işlenirken, serinin belki de en sessiz ama en tüyler ürpertici sahnesi, bu imparatorluk benzetmesinin ete kemiğe büründüğü andır: Tom Hagen ve Frankie Pentangeli’nin,…

“Corleone İmparatorluğu: The Godfather II’de Roma Hukuku ve İntihar Ritüelleri” için yorumlar kapalı