You are currently viewing “Neandertal Makyajı ve Takıları: Tarihin En Eski Moda Kullanımı mı?”
<span class="bsf-rt-reading-time"><span class="bsf-rt-display-label" prefix="Okuma Süresi"></span> <span class="bsf-rt-display-time" reading_time="17"></span> <span class="bsf-rt-display-postfix" postfix="Dakika"></span></span><!-- .bsf-rt-reading-time -->

“Neandertal Makyajı ve Takıları: Tarihin En Eski Moda Kullanımı mı?”

Neandertaller uzun süre boyunca kaba, ilkel ve hayatta kalmaktan başka bir şey düşünmeyen avcılar olarak tanımlandı. Onları, mağaralarda vahşi hayvanları avlayan, taş aletleriyle idare eden ve modern insanın gerisinde kalan bir tür olarak hayal ettik. Ancak arkeoloji, bilim insanlarının eline her yeni kazıyla birlikte Neandertaller hakkındaki basmakalıp düşünceleri paramparça eden kanıtlar sundu.

Meğer Neandertaller yalnızca hayatta kalmıyor, aynı zamanda kendilerini süslüyor, boyalarla vücutlarını renklendiriyor ve takılar kullanıyordu. Üstelik bunu rastgele bir eğlence olarak değil, bilinçli bir estetik anlayış ve sosyal statü göstergesi olarak yapıyorlardı. Onlar, düşündüğümüzden çok daha incelikli bir kültüre sahipti.

Peki, Neandertaller neden süsleniyordu? Sadece güzel görünmek mi istiyorlardı, yoksa bu uygulamaların altında daha derin anlamlar mı yatıyordu? Ellerine geçen doğal boyaları nasıl işleyip vücutlarına uyguluyorlardı? Takıları ne amaçla kullanıyorlardı? Yoksa bu süslenme alışkanlıkları, bir tür aidiyet sembolü müydü?

Bu yazıda, Neandertallerin makyaj ve takı kullanımına dair en sağlam arkeolojik kanıtları inceleyecek, onların sandığımızdan çok daha karmaşık ve yaratıcı bir estetik anlayışa sahip olduğunu göstereceğiz. Ele alacağımız araştırmalar birlikte ele alındığında, araştırmacılar, çalışmalarının, Neandertallerin erken modern insanlardan “bilişsel olarak ayırt edilemez” olduğunu ileri sürüyor. Şimdi gelin bunları detaylı bir şekilde ele alalım.

Ayrıca belirtmek gerekir ki, bu alanlardaki çalışmalar sürekli olarak yenileniyor ve ilerliyor. Zamanla, bildiklerimizin bazılarının tamamen yanlış olduğu ortaya çıkabiliyor ya da daha keşfedilmeyi bekleyen binlerce eserin varlığına tanık olabiliyoruz. Örneğin, Blombos Mağarası’nda bulunan ve insanlık tarihine ışık tutan taş eserlerden bu yazıda bahsetme fırsatı bulamadık. Ancak merak etmeyin, bu konuların devamı mutlaka gelecek. İnsanlık tarihini daha derinlemesine anlamamızı sağlayacak yeni keşifler için hep birlikte heyecanla bekliyoruz.

Sağ tarafta bulunan neandertalin kolunda manganez dioksit kullanarak yapılmış semboller resmedilmiştir.

1.Giriş

1.1.Neandertaller’e Genel Bakış

Neandertaller, tarih boyunca “ilkel” ve “kaba” varlıklar olarak anılmış, modern insanın zekâ ve kültürel becerileri karşısında geri planda kaldıkları düşünülmüştür. Uzun yıllar boyunca, onların sanata, sembollere ya da sosyal statü göstergelerine ilgi duymadığı varsayılmıştır. Ancak son arkeolojik bulgular, bu algının yanlış olabileceğini ortaya koymaktadır. Günümüzde elde edilen kanıtlar, Neandertallerin yalnızca avcılık ve hayatta kalma içgüdüsüne sahip basit varlıklar olmadığını, aksine karmaşık düşünme becerileri geliştirdiğini göstermektedir.

Neandertaller, Avrupa ve Asya’nın çeşitli bölgelerinde yaklaşık 400.000 yıl boyunca yaşamış, zorlu doğa koşullarına uyum sağlamış ve son derece karmaşık hayatta kalma stratejileri geliştirmişlerdir. Ateş kullanımı, taş alet üretimi ve av teknikleri, onların doğaya karşı üstün adaptasyon becerilerine sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Ayrıca, mağara yaşamının gerektirdiği sosyal organizasyon ve iş birliği, modern insana benzer bir topluluk yapısına sahip olduklarını düşündürmektedir.

Ancak, Homo sapiens’in yaklaşık 60.000 yıl önce Afrika’dan Avrupa’ya göç etmeye başlamasıyla, iki tür arasında kaynaklar ve yaşam alanları için rekabetin arttığı bilinmektedir. Neandertallerin genetik olarak daha küçük ve izole gruplar hâlinde yaşaması, nüfuslarının zamanla azalmasına sebep olmuş olabilir. Yaklaşık 40.000 yıl önce Avrupa’dan tamamen silinmeleri, tarih boyunca “bilişsel yetersizlik” ile açıklanmış olsa da, günümüzde araştırmacılar iklim değişikliği, hastalıklar ve genetik daralma gibi farklı faktörlerin de bu süreçte etkili olabileceğini düşünmektedir. Peki, Neandertaller yalnızca hayatta kalma içgüdüsüyle hareket eden, sanata ve sembollere ilgisiz varlıklar mıydı?

İspanya’da ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde yapılan kazılar, Neandertallerin sadece hayatta kalma içgüdüsüyle hareket eden varlıklar olmadığını, aksine kozmetik ve takı kullanımı gibi sembolik ve sosyal düşünce gerektiren davranışlar sergilediklerini göstermektedir. Bu durum, onların sanıldığından çok daha sofistike bir kültürel yapıya sahip olduğunu kanıtlar niteliktedir.

“Resim yapmak, her zaman çok insani bir etkinlik olarak görülen bir eylemdir, eğer Neandertaller bunu yapıyorsa onlar da tıpkı bizim gibi demek oluyor.” – Alistair Pike

Erken-insan göçleri.

1.2.Moda ve Kendini Süsleme Kavramının Evrimi

Moda ve kendini süsleme, yalnızca modern insanın bir alışkanlığı değil, insanlık tarihinin en eski kültürel ifadelerinden biridir. İnsanlar, tarih boyunca giysi, aksesuar, vücut boyama ve takılar aracılığıyla kimliklerini, statülerini ve toplumsal aidiyetlerini ifade etmişlerdir. Ancak bu davranışın kökeni yalnızca Homo sapiens’e özgü değildir. Neandertallerin ise uzun süre bu tür kültürel pratiklere sahip olmadığı düşünülmüştür fakat bu yazıda değineceğimiz arkeolojik bulgular, kendini süsleme kavramının çok daha geriye, Neandertaller gibi diğer insan türlerine kadar uzandığını göstermektedir.

İlk süslenme davranışlarının izleri, yaklaşık 300.000 yıl öncesine kadar gitmektedir. Bu dönemde süslenme, muhtemelen hem estetik hem de sembolik anlamlar taşımaktaydı. Bireyin sosyal statüsünü, kabilesini veya ruhani inançlarını gösteren bu süslemeler, aynı zamanda bireyler arası iletişimi ve toplumsal organizasyonu güçlendirmiştir.

Moda kavramının zamanla nasıl bir dönüşüm geçirdiğine bakıldığında, kendini süsleme davranışlarının yalnızca bireysel bir tercih olmadığı, aksine topluluk içindeki sosyal yapıyı belirleyen önemli bir unsur olduğu görülmektedir. İlk insan topluluklarında süslenme, toplumsal statünün bir göstergesi olarak ortaya çıkarken, zamanla daha karmaşık bir sembolik sistemin parçası hâline gelmiştir. Antik çağlarda Mısır, Mezopotamya ve Yunan uygarlıkları, süslenmeyi güç ve statüyle ilişkilendirirken, Orta Çağ Avrupa’sında kıyafet ve takılar, sınıfsal ayrımları kesin çizgilerle belirleyen araçlar hâline gelmiştir. Rönesans ve sanayi devrimi sonrası dönemde ise moda, bireysel kimliğin ve estetik algının bir yansıması olarak çeşitlenmiştir.

Firavunların Kullandığı Makyaj ve Kozmetikler.

Günümüzde moda endüstrisi, milyarlarca dolarlık bir sektör hâline gelmiş olsa da temelinde insanın en eski dürtülerinden birine dayanır: kendini ifade etme ihtiyacı. Bu ihtiyaç, tarih boyunca farklı şekillerde evrilmiş, fakat özünde hep aynı kalmıştır. Neandertallerin kartal pençelerinden yaptıkları takılar, Afrika’da ilk Homo sapiens topluluklarının boyanmış deniz kabukları veya bugün milyonlarca insanın giysi ve aksesuar tercihleri arasında derin bir bağ bulunmaktadır. İnsanlık tarihinin en eski dönemlerinden bugüne kadar süregelen bu estetik arayış, süslenmenin yalnızca bir moda unsuru olmadığını, aynı zamanda insanın kültürel ve sosyal yapısının temel taşlarından biri olduğunu göstermektedir.

2.Neandertallerin Kültürel Yaşamı ve Estetik Algısı

Neandertaller (Homo neanderthalensis), yaklaşık 400.000 yıl önce Homo heidelbergensis olarak bilinen bir ortak atadan evrimleşmiş bir insan türüdür. Bu tür, Afrika’dan Avrupa ve Batı Asya’ya göç eden Homo heidelbergensis topluluklarından türemiştir. Avrupa’da değişen iklim koşulları ve çevresel baskılar, Neandertallerin fiziksel ve kültürel özelliklerini şekillendirmiştir. Modern insana (Homo sapiens) en yakın insan türlerinden biridir. Yazımızın konusu olan uzun yıllar boyunca onların yalnızca ilkel avcı-toplayıcılar olduğu, kültürel ve estetik anlamda gelişmemiş varlıklar olarak görüldüğü düşüncesini değiştiren son arkeolojik bulgulara gelmeden önce neandertaller hakkında biraz daha zemin kurmamız uygun olur.

Sol tarafta modern insan kafatasi ile sağ tarafta bulunan neandertall kafatası.

2.1.Neandertallerin Günlük Yaşamı ve Ritüelleri

Neandertallerin günlük yaşamı, bulundukları coğrafyanın sert koşullarına uyum sağlayarak şekillenmişti. Avcılık ve toplayıcılık, temel geçim kaynaklarıydı ve büyük av hayvanları olan mamut, bizon, gergedan ve geyik gibi türleri avladıkları bilinmektedir. Avlarını takip edebilmek için karmaşık av stratejileri geliştirdikleri, birlikte organize hareket ettikleri ve silah olarak keskin taş aletler kullandıkları kanıtlanmıştır. Levallois tekniği adı verilen taş işleme yöntemiyle ürettikleri aletler, bilişsel gelişim seviyelerinin sandığımızdan daha yüksek olduğunu gösterir.

Levallois tercihli çekirdekleri.

Barınak olarak genellikle doğal mağaraları kullanmış olsalar da, açık alanlarda kemiklerden ve ağaç dallarından yapılan barınaklara dair de arkeolojik bulgular mevcuttur. Fransa’daki Moldova bölgesinde bulunan mamuttan yapılmış barınaklar, onların inşa etme yeteneğinin gelişmiş olduğunu ortaya koymuştur. Ateş yakma becerileri de gelişmişti; yemek pişirmek, ısınmak ve yırtıcılardan korunmak için ateşi sistematik olarak kullanıyorlardı.

Mamut Kemiklerinden Yapılmış Yapı.

Ancak Neandertallerin yaşam biçimi yalnızca hayatta kalma mücadelesinden ibaret değildi. Arkeolojik kazılar, onların sosyal ve ritüel pratiklere sahip olduğunu göstermektedir. Fransa’daki La Chapelle-aux-Saints bölgesinde bulunan gömü alanları, Neandertallerin ölülerini belirli ritüeller eşliğinde gömdüğüne işaret etmektedir. Çiçek polenleriyle kaplanmış iskeletler, onların ölülerini törensel bir şekilde gömdüklerini ve ölüm sonrası bir inanca sahip olabileceklerini düşündürmektedir. Şimdilik bildiğimiz kadarıyla ölülerini gömüyorlar, birazdan değineceğimiz gibi makyaj yapıyorlardı ve sanatla uğraşyorlardı fakat çanak, çömlek, zıpkın, iğne ya da mücevher icat etmemişlerdi.

Neandertallerin sosyal bağları güçlüydü. Yaralanmış veya hastalanmış bireylerin topluluk içinde bakıldığına dair kanıtlar, onların yalnızca bireysel hayatta kalmaya odaklanmadığını, dayanışma içinde yaşadıklarını ortaya koymaktadır. Shanidar Mağarası‘nda bulunan ve ciddi sakatlıklar geçirdiği anlaşılan bir Neandertal bireyin, uzun yıllar boyunca yaşadığı belirlenmiştir. Bu, onun diğer grup üyeleri tarafından korunduğunu ve beslendiğini gösterir.

Şanidar birçok yerinde ağır yaraları olan bir Neandertaldi. Bu Neandertal bireyin kafatası, erken yaşta kafasına aldığı bir darbe izini gösteriyor. 

2.2.Estetik Algıları ve Sembolik Düşünceleri

Belirttiğimiz gibi uzun yıllar boyunca Neandertallerin sanat, semboller ve estetik gibi kavramlardan yoksun olduğu düşünülmüştür. Ancak son araştırmalar, onların kendilerini süsleme, takı kullanma ve mağara sanatı yaratma gibi estetik kaygılar taşıyan davranışlara sahip olduğunu kanıtlamıştır.

İspanya’daki Cueva de los Aviones ve Cueva Antón mağaralarında bulunan boyanmış deniz kabukları, Neandertallerin süs eşyaları kullandığını göstermektedir. Aynı zamanda Hırvatistan’daki Krapina kazılarında bulunan kartal pençelerinden yapılmış takılar, onların süsleme sanatına ve statü göstergelerine önem verdiğini ortaya koymaktadır.

Bunun yanı sıra, Pech de l’Azé (Fransa) ve Grotta di Fumane (İtalya) gibi alanlarda doğal pigmentler ve okra kalıntıları bulunmuştur. Bu bulgular, Neandertallerin vücut boyası kullandığını düşündürmektedir. Modern insanın da benzer pigmentleri av törenleri, ritüeller veya kimlik belirleme amacıyla kullandığı bilinmektedir. Bu durum, Neandertallerin kişisel süslenme ve sembolik ifadeler geliştirmiş olabileceğini göstermektedir.

Mağara sanatına dair kanıtlar da oldukça dikkat çekicidir. 2018 yılında Science dergisinde yayımlanan bir çalışmada, İspanya’daki mağaralarda bulunan 64.000 yıllık duvar resimlerinin Neandertaller tarafından yapıldığı kanıtlanmıştır. Bilim insanları, resimlerin yaşını belirlemek için uranyum izotoplarının toryumdaki radyoaktif bozunumuna dayanan kesin bir tarihleme sistemi kullandılar. Bu işlem, analiz için resimlerden birkaç miligram kalsiyum karbonat tortusunun kazınmasını içeriyordu. Bu çizimler, onların sembolik düşünceye ve estetik anlayışa sahip olduğunu gösteren en önemli kanıtlardan biridir.

“Tekniğin sınırlarına yaklaşan, yaklaşık 55.000 yıl öncesine ait örnekleri tarihlendirmek büyük bir zorluktur. Modern karbon kirliliğinin küçük miktarlarını gidermek için en rafine ön işlem kimyası yöntemlerini kullandık ve kabukların ve kömür örneklerinin 50.000 yıl öncesine kadar erken tarihlere sahip olduğunu keşfettik.” – Dr. Thomas Higham

Solda, La Pasiega mağarasındaki merdiven benzeri resim, kırmızı yatay ve dikey çizgilerden oluşuyor. Sağda, 1913’te bir arkeolog tarafından yapılmış resmin kopyası.

Neandertallerin müzik yapma olasılığına dair de bazı ipuçları bulunmaktadır. Slovenya’daki Divje Babe Mağarası’nda bulunan ve yaklaşık 43.000 yıl öncesine tarihlenen flüt benzeri bir kemik parçası, Neandertallerin müzikal yeteneklere sahip olabileceğini göstermektedir. Bu keşif henüz kesinlik kazanmamış olsa da, Neandertallerin yalnızca fiziksel hayatta kalmaya odaklanmadığını, aynı zamanda estetik ve kültürel unsurlara önem verdiğini düşündürmektedir. Aynı zamanda aşşağıda bulunan soundcloud linkinden neandertallerin estetik anlayışlarının derinlerine inerken 50,000 yıl önce neandertallerin yaptığı flütü dinleyebilirsiniz.

3.Neandertal Makyajı: Doğal Boyalar ve Yüz Süsleme

Bu kısıma kadar okuduğunuz için teşekkür ederim güzel bir zemin hazırladığımızı düşünüyorum. Ancak asıl merak edilen soru şu: Neandertaller nasıl makyaj yapıyordu? Hangi süsleme tekniklerini kullanıyorlardı? Onların, günümüz insanına benzer bir güzellik algısına sahip olup olmadığını düşünmek bile heyecan verici. Şimdi, mağara duvarlarında yankılanan gölgelerin ötesine geçerek Neandertallerin makyaj ritüellerini, doğal pigmentlerle süslenme yöntemlerini ve kullandıkları malzemeleri keşfetme zamanı! Doğal pigmentler, okra ve minerallerle kendilerini süslemeleri, onların modern insanın estetik anlayışına benzer bir bilinç geliştirdiğine işaret ediyor. Bu bölümde, Neandertallerin kendilerini nasıl ifade ettiklerine dair en ilginç ayrıntıları ortaya çıkaracağız.

3.1.Neandertallerin Doğal Pigment Kullanımı

Neandertallerin makyaj ve yüz süsleme amacıyla doğal boyalar kullandığını gösteren en önemli kanıtlardan biri, Avrupa’daki arkeolojik kazılardan gelmektedir. Fransa’daki Pech de l’Azé IV, İtalya’daki Grotta di Fumane ve İspanya’daki Cueva de los Aviones gibi kazı alanlarında, Neandertaller tarafından kullanılmış olabilecek boya kalıntıları bulunmuştur. Bu bölgelerdeki tortularda kırmızı, sarı ve siyah okra (demir oksit), kömür ve manganez dioksit gibi doğal pigmentler tespit edilmiştir. Bu pigmentler, yalnızca rastgele bulunmuş maddeler değil, bilinçli olarak seçilip işlenmiş ve farklı amaçlarla kullanılmış doğal boyalardı.

Sol tarafta, Cueva de los Aviones’teki kazılarda bulunan Spondylus gaederopus türüne ait bir deniz kabuğunun üst kapağı görülmektedir. Kazı sırasında kırılan bu kabukta pigment kalıntıları tespit edilmiştir. Sağ tarafta ise bu pigment kalıntılarının yakından görünümü gösterilmektedir.

Neandertaller, makyaj ve vücut süsleme için doğal pigmentleri doğadan topluyor, işliyor ve farklı şekillerde uyguluyorlardı. Kırmızı ve sarı okra (demir oksit), siyah manganez dioksit ve kömür gibi mineraller, mağara girişlerinde, nehir kenarlarında ve kaya yüzeylerinde doğal olarak bulunabiliyordu. Bu pigmentleri elde etmek için önce uygun mineralleri topluyor, ardından sert taşlarla ezerek toz hâline getiriyorlardı. Yapılan analizler, onların pigmentleri yalnızca yüzlerine değil, ellerine, kollarına ve vücutlarının diğer bölümlerine uygulamış olabileceğini göstermektedir.

Özellikle manganez dioksit gibi koyu pigmentler, Neandertallerin bilinçli bir şekilde seçtiği ve işlemlerden geçirerek makyaj malzemesi olarak kullandığı maddeler arasında yer almaktadır. Güney Fransa’daki Pech de l’Azé IV mağarasında bulunan yüksek konsantrasyondaki manganez dioksit parçaları, onların yalnızca rastgele bir toplama yapmadığını, belirli amaçlar doğrultusunda bu mineralleri seçtiğini göstermektedir.

Sample of archaeological black (A), red, yellow (B) and white (C) pigment fragments studied.

Neandertallerin boyaları taş aletlerle öğütüp macun hâline getirdiği ve uygulamaya hazır hâle getirdiği tahmin edilmektedir. İspanya’daki Cueva de los Aviones mağarasında bulunan pigment kapları, onların toz hâlindeki mineralleri su veya hayvansal yağlarla karıştırarak kalıcı ve sürülebilir bir boya elde ettiklerini ortaya koymaktadır. Bu sayede boyalar ciltte daha uzun süre kalabiliyor ve istenen estetik veya sembolik görünümü sağlıyordu.

Ayrıca Neandertaller, hayvan kemikleri ve kömür kalıntılarını kullanarak koyu renkli boyalar üretmiş olabilirler. Elde edilen boya karışımları, parmaklarla, kemik parçalarıyla veya sünger benzeri doğal malzemelerle vücuda uygulanıyordu. Siyah manganez dioksit veya kömürle koyu tonlarda çizgiler ve desenler oluşturulurken, kırmızı ve sarı okra ile geniş alanlar boyanabiliyordu.

4.Neandertal Takıları: Doğanın Süsleri

Şimdi de konumuzun ikinci önemli başlığı olan makyaj gibi ilginizi çektiğini düşündüğüm takı kısmına gelelim ve detaylı şekilde incelemeye devam edelim. Süslenme, insanlık tarihinin en eski sosyal ifadelerinden biri olup, Neandertallerin de kendilerini takılar ve süs eşyalarıyla donattığı kanıtlanmıştır. Doğada bulunan kemikler, deniz kabukları ve hayvan pençeleri, Neandertallerin kişisel süsleme eşyası olarak kullandıkları doğal takıların temel malzemeleri olmuştur.

4.1.Kartal Pençelerinden Yapılan Takılar

Neandertallerin kullandığı en dikkat çekici takılar arasında kartal pençelerinden yapılan süs eşyaları bulunmaktadır. Hırvatistan’daki Krapina kazılarında, yaklaşık 130.000 yıl öncesine tarihlenen ve bilinçli olarak işlenmiş kartal pençeleri bulunmuştur. Yapılan incelemeler, bu pençelerin kesildiğini, törpülendiğini ve delikler açılarak muhtemelen bir kolye veya bileklik olarak kullanıldığını göstermektedir. Bu bulgu, Neandertallerin doğada bulunan malzemeleri işleyerek kişisel süs eşyaları ürettiğini ve bunları sembolik amaçlarla kullandığını ortaya koymaktadır.

Hırvatistan’daki Krapina neandertall site alanı.

Kartal pençelerinin süs eşyası olarak kullanımı, yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda statü ve grup kimliği belirteci olabilir. Günümüzde bazı avcı-toplayıcı topluluklar, yırtıcı hayvanların kemik ve pençelerini güç, cesaret veya topluluk içindeki özel bir statünün simgesi olarak kullanmaktadır. Neandertallerin de benzer bir inanca sahip olduğu ve kartal pençelerini gücün, avcılığın veya ritüellerin bir sembolü olarak değerlendirdiği düşünülmektedir

Krapina 3 örneğine ait üst bölge incelendiğinde, alında en az 35 kesik izi bulunduğu görülmüştür. Bu kesikler, genellikle birbirine paralel şekilde uzanan ve ölüm sonrası yapılmış kesiklerdir. İzler, tortulardaki materyalle dolmuştur ve kesinlikle antik döneme aittir.

4.2.Deniz Kabuklarından ve Kemiklerden Yapılan Takılar

Neandertallerin bir diğer süs eşyası olarak kullandığı malzemeler arasında deniz kabukları ve hayvan kemikleri bulunmaktadır. İspanya’daki Cueva de los Aviones ve Cueva Antón mağaralarında, yaklaşık 50.000 yıl öncesine tarihlenen, üzerinde boya izleri bulunan deniz kabukları bulunmuştur. Bu kabukların bilinçli olarak toplandığı, delikler açılarak bir kolye veya bileklik hâline getirildiği düşünülmektedir.

George Washington Üniversitesi’nden antropolog Alison Brooks, Neandertallerin pigment kullandıklarının bilindiğini ancak bunların kabaca boya kalemlerine benzediğini söylüyor. İspanya’dan gelen boyalı deniz kabukları onu şaşırttı. “Bu kesinlikle Neandertallerin pigment kullanımının ötesindeki sembolik davranışlarının en eski ve en güçlü kanıtıdır.”

Deniz kabuklarının kullanımı, Neandertallerin sadece bulundukları çevredeki malzemelerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda uzaktaki kaynaklardan gelen nesnelere değer verdiğini göstermektedir. Deniz kabuklarının bulunduğu mağaralar denizden uzak olduğu için, bu süs eşyalarının ya ticaret yoluyla ya da bizzat deniz kıyısına gidilerek toplandığı düşünülmektedir. Bunun yanı sıra, bazı mağaralarda boyanmış hayvan kemikleri ve dişlerden yapılmış süs eşyaları da bulunmuştur.

Fotoğrafta yer alan bulgular, insanlık tarihindeki estetik ve sembolik davranışların gelişimini gözler önüne seriyor. Boyama ve pigment kullanımı kategorisinde ilk olarak İspanya’daki El Castillo Mağarası’nda (yaklaşık 40.000 yıl önce) bulunan el izleri ve resimler dikkat çekiyor onun yanında Fransa’daki Peche-de-l’Azé Mağarası’nda (yaklaşık 60.000 yıl önce) bulunan manganez dioksit pigment bloğu, Neandertallerin bu pigmentleri vücut boyama veya dekoratif süsleme amacıyla kullandığını ortaya koyuyor. Benzer şekilde, İspanya’daki Cueva Antón Mağarası’nda (yaklaşık 50.000 yıl önce) bulunan boyanmış deniz kabukları, Neandertallerin pigmentleri süs eşyalarını renklendirmek ve belki de sosyal statüyü ifade etmek amacıyla kullandığını gösteriyor.

İspanya’daki Cueva Antón Mağarası.

Takılar ve süs eşyaları kategorisinde ise Güney Afrika’daki Blombos Mağarası’nda (100.000-70.000 yıl önce) Homo sapiens tarafından yapılan delikli deniz kabukları öne çıkıyor. Bu bulgular, sembolik davranışların ve süslenme alışkanlıklarının Homo sapiens tarafından erken dönemde geliştirildiğini kanıtlıyor. Fransa’daki Renne Mağarası’nda (yaklaşık 45.000 yıl önce) bulunan delikli hayvan dişlerinden yapılmış kolyeler, Neandertallerin sosyal statü veya kimlik ifade etmek için süs eşyaları kullandığını düşündürüyor. Fransa’daki Bordes Mağarası’nda (yaklaşık 70.000 yıl önce) bulunan delikli deniz kabukları ise Neandertallerin ritüelistik veya dekoratif amaçlarla süslenme alışkanlıklarına dair önemli bir örnek sunuyor.

5.Neandertal Modası: Sadece Estetik mi, Yoksa Sosyal Bir Anlam mı Taşıyor?

Anladığımız üzere neandertallerin süslenme alışkanlıkları ve estetik anlayışları üzerine yapılan keşifler, onların yalnızca hayatta kalmaya odaklanan ilkel varlıklar olmadığını, aksine moda ve kişisel süslenmenin onlar için önemli bir yer tuttuğunu göstermektedir. Ancak burada temel soru şudur: Neandertallerin süslenme anlayışı sadece estetik bir kaygıdan mı ibaretti, yoksa bunun ardında daha derin, sosyal ve kültürel anlamlar mı vardı? Neandertallerin süslenme pratiklerini anlamak, onların moda anlayışının sadece bir süsleme biçimi mi, yoksa bir iletişim aracı mı olduğunu çözmemize yardımcı olabilir.

Neandertallerin kartal pençelerinden yapılmış takılar, boyanmış deniz kabukları ve doğal pigmentlerle süslenme alışkanlıkları, onların estetik kaygılarının ötesinde sosyal yapılarıyla da doğrudan bağlantılı olabilir. Hırvatistan’daki Krapina, İspanya’daki Cueva de los Aviones ve İtalya’daki Grotta di Fumane kazılarında bulunan süs eşyaları, bu tür nesnelerin yalnızca bireysel süslenme için değil, aynı zamanda topluluk içindeki statüyü göstermek veya grup kimliğini belirlemek için kullanıldığını düşündürmektedir. Kartal pençelerinin Neandertaller tarafından seçilerek işlenmesi, sadece güzel bir takı yapma arzusuyla açıklanamaz; bu tür nesnelerin avcılıkta ustalaşmış bireyler veya belirli bir statüye sahip topluluk üyeleri tarafından taşındığı varsayılmaktadır.

Vücut boyama ve makyaj gibi uygulamaların da benzer bir işlevi olabilir. Fransa’daki Pech de l’Azé IV mağarasında bulunan yüksek konsantrasyondaki manganez dioksit kalıntıları, Neandertallerin bu koyu pigmenti bilinçli olarak seçtiğini ve yüz veya vücut süsleme amacıyla kullandığını göstermektedir. Ancak bu boyalar, sadece bireysel estetik için değil, aynı zamanda ritüellerde, avcı grupları arasında kimlik belirleme, düşmanlara veya rakiplere karşı korkutucu bir görüntü yaratma ya da cinsel seçilim için bir araç olma gibi işlevlere de sahip olabilir.

Neandertallerin moda anlayışı, Homo sapiens’inki kadar karmaşık ve bireysel farklılıkları vurgulayan bir sistem olmamakla birlikte, topluluk içindeki aidiyeti ve sosyal düzeni belirlemeye yönelik güçlü bir araca dönüşmüş olabilir. Günümüz avcı-toplayıcı toplumlarında olduğu gibi, Neandertaller de belirli süslemeleri sadece bireysel tercih olarak değil, topluluk tarafından kabul edilen ve anlamlandırılan semboller olarak kullanmış olabilirler.

Bununla birlikte, süslenmenin kişisel ve duygusal bir anlam taşıma ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Belki de bir Neandertal bireyi, bir avdan sonra elde ettiği bir kartal pençesini hatıra olarak saklıyor veya sevdiklerine hediye ediyordu. Belki de süs eşyaları, tıpkı günümüz insanında olduğu gibi, bireylerin anılarını ve kimliklerini yansıtan nesnelerdi. Ölü gömme ritüellerinde süs eşyalarına rastlanması, onların ölüm sonrası inançları veya bireyin yaşamı boyunca taşıdığı sembolleri mezara taşıma isteğiyle de açıklanabilir.

Sonuç olarak, Neandertal modasının estetik bir kaygıdan öte ve hatta uzak, bunun ötesinde sosyal, kültürel ve hatta ritüelistik anlamlar taşıyan bir sistem olduğu anlaşılmaktadır. Neandertallerin süslenme anlayışı, onların modern insanla düşündüğümüzden çok daha fazla ortak noktaya sahip olduğunu göstermekte ve süslenmenin yalnızca Homo sapiens’e özgü olmadığını kanıtlamaktadır. Bu bulgular, modanın insanlık tarihindeki kökenlerini anlama yolunda büyük bir adım olmakla birlikte, süslenme ve estetik anlayışının sadece güzellik için değil, kimlik oluşturma, sosyal düzeni sağlama ve grup aidiyetini pekiştirme gibi temel işlevlere sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

6.Neandertal ve Homo Sapiens Arasındaki Moda Farklılıkları

Moda, insanlığın kültürel evriminde yalnızca estetik bir unsur değil, aynı zamanda bireysel kimlik, sosyal aidiyet ve statünün bir göstergesi olarak önemli bir rol oynamıştır. Ancak süslenme ve moda kavramı, iki insan türü arasında belirgin farklılıklar göstermektedir. Neandertaller süslenmeyi daha çok doğal malzemelerle ve sembolik anlam taşıyan nesnelerle sınırlandırırken, Homo sapiens estetik kaygıyı ve bireysel ifadeyi de süslenme anlayışına entegre etmiştir.

6.1. Neandertallerin Fonksiyonel ve Sembolik Moda Anlayışı

Neandertallerin moda anlayışı büyük ölçüde fonksiyonel ve sembolik kullanıma dayanıyordu. Kartal pençeleri, hayvan kemikleri, deniz kabukları ve doğal pigmentler, Neandertallerin süslenme için kullandığı en temel unsurlardı. Hırvatistan’daki Krapina kazılarında bulunan kartal pençelerinden yapılmış süs eşyaları, Neandertallerin bu tür nesneleri estetik amaçlarla bilinçli olarak seçip işlediğini göstermektedir. Aynı şekilde, İspanya’daki Cueva de los Aviones mağarasında bulunan ve boyanmış deniz kabukları, Neandertallerin süslenmeye yönelik daha gelişmiş bir anlayışa sahip olabileceğini kanıtlamaktadır. Ancak bu süsleme nesnelerinin büyük ölçüde grup kimliği, avcılık başarıları veya sosyal statü belirteci olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir.

Cueva de los Aviones’in II. seviyesinden delikli kabuklar.

6.2. Homo Sapiens’in Bireysel ve Estetik Odaklı Moda Anlayışı

Öte yandan, Homo sapiens’in moda anlayışı daha çeşitli, gelişmiş ve bireysel ifadeye dayalıydı. Güney Afrika’daki Blombos Mağarası’nda bulunan delikli deniz kabukları, erken Homo sapiens topluluklarının süs eşyalarını yalnızca sosyal aidiyet veya törensel amaçlarla değil, aynı zamanda bireysel tarzlarını yansıtmak için de kullanmış olabileceklerini göstermektedir. Homo sapiens, Neandertallerden farklı olarak fildişi, taş boncuklar ve daha geniş bir malzeme yelpazesi kullanarak daha estetik ve detaylı süsleme teknikleri geliştirmiştir. Bunun yanı sıra, Homo sapiens’in bitki lifleri ve hayvan yünlerinden giysi yapımına dair izler bıraktığı düşünülmektedir, bu da onların kıyafetleri yalnızca iklim koşullarına uyum sağlamak için değil, süslenme amacıyla da kullandığını göstermektedir.

Bolzano Arkeoloji Müzesi’nden Buz Adam Ötzi’nin kıyafetlerinin görüntülerinin bir araya getirilmesi. Sol üstten: içi çim (solda) ve dışı deri (sağda) olan bir ayakkabı, deri ceket (yeniden birleştirilmiş), deri peştamal, çim ceket, kürk şapka ve deri tayt.

6.3. Neandertal ve Homo Sapiens Modasının Genel Karşılaştırması

Bir diğer önemli fark, makyaj ve vücut süsleme tekniklerinde görülmektedir. Yukarıdaki metinde de bahsettiğim üzere neandertaller, doğal pigmentler kullanarak vücutlarını boyuyordu, ancak bu uygulamanın büyük ölçüde ritüelistik veya sosyal statü göstergesi olduğu düşünülmektedir. Manganez dioksit, kırmızı ve sarı okra (demir oksit) gibi pigmentler, Neandertallerin vücutlarına veya yüzlerine sürdüğü boyalar arasında yer almaktadır. Buna karşın, Homo sapiens’in vücut süsleme teknikleri çok daha karmaşık bir hâle gelmiştir. Pigmentleri ezerek belirli desenler oluşturduğu ve bunları uzun süreli süsleme amacıyla kullandığına dair kanıtlar bulunmaktadır. Sonuç olarak, Neandertallerin süslenme anlayışı daha çok fonksiyonel ve topluluk odaklı, Homo sapiens’inki ise estetik kaygı, bireysel ifade ve toplumsal aidiyetle daha fazla iç içe geçmiş bir yapıdaydı. Homo sapiens’in modayı yalnızca statü belirleyici bir unsur olarak değil, bireysel özgünlük ve kültürel çeşitliliğin bir aracı olarak kullanması, modern moda anlayışının temellerini atmıştır.

6.4.Neandertaller Kuyumcu muydu Yoksa Çöpçü müydü?

O zamanlarda, kuyumcular eserlerinin üzerine “Org, Neandertal tarafından yapılmıştır” yazmazdı. Ve bilim insanları, Neandertal sitelerinde bulunan süs eşyalarının muhtemelen bizler, yani Homo sapiens tarafından yapıldığını savundu. Belki de Neandertaller, bu eşyaları bizim çöplerimizden alıp kullandılar.

Ancak Zilhao buna katılmıyor ve işte sebebi: Modern insanlar Avrupa’ya ancak 40.000 yıl önce göç etti.
“Bu deniz kabukları ve onlarla ilişkili pigment kanıtları 50.000 yıllık,” diye belirtiyor. “Yani bunlar yalnızca Neandertaller tarafından yapılmış olabilir, bu konuda hiç şüphe yok.”

Diyelim ki o kabukları gerçekten boyadılar. Belki de öyle daha güzel görünüyorlardı. Ancak arkeologlara göre, deniz kabukları gibi süs eşyaları ve vücut boyama sadece süs değildir; bunlar “sembolik düşüncenin” kanıtıdır. Fikirleri temsil eden şeylerdir.

“İnsanların ne olduklarını ifade etmek için taktıkları bir şey,” diyor Zilhao. “Ve bunu yalnızca karmaşık bir ilişkiler ağına sahip bir dünyada yapmanız gerekir. Çünkü yalnızca ailenizle ya da hayatınız boyunca tanıdığınız insanlarla etkileşim kuruyorsanız, kim olduğunuzu zaten bilirler, bir kimlik kartına ihtiyaç duymazsınız.”

Süs eşyaları, bir gruba ait olduğunuzu ya da önemli biri olduğunuzu gösterir. Erken insanlar semboller kullanıyordu ve bu, zeki ve sosyal bir türün ayırt edici özelliği olarak kabul edilir. Zilhao, Neandertallerin de aynısını yaptığını düşünüyor.

6.5.Neandertaller Süslenmeyi Homo Sapiens’ten mi Öğrendi?

Neandertallerin süslenme ve estetik anlayışı, Homo sapiens ile etkileşimlerinden bağımsız olarak mı gelişti, yoksa bu alışkanlıkları onlardan mı öğrendiler? Bu soru, uzun yıllardır bilim insanlarının üzerinde düşündüğü konulardan biridir. Arkeolojik bulgular, Neandertallerin süslenme alışkanlıklarının Homo sapiens ile karşılaşmalarından çok önce ortaya çıktığını gösterse de, Homo sapiens ile etkileşim sonrası bazı değişikliklerin yaşandığı da gözlemlenmiştir.

Yani Homo sapiens Avrupa’ya gelmeden önce sembolik düşünceyi geliştirmiş olsa da, belki de Neandertaller bunu kendileri çözüyordu. Brooks, onları buna iten şeyin belki de modern insanların gelişi olduğunu öne sürüyor.

“Modern insanlar bir bakıma popülasyonları önlerine doğru itiyordu” diyor ve şöyle devam ediyor: “Böylece Güney İspanya’daki Neandertaller bir şekilde daha kalabalık hale geliyor, böylece daha geniş bir güvenlik ağına ulaşma ihtiyacı duyuyorlardı. isterseniz bireylerden.” – Anthropologist Alison Brooks at George Washington University

Neandertallerin süslenmeye yönelik en eski kanıtları, Homo sapiens’in Avrupa’ya gelişinden çok önceye tarihlenmektedir örnek verecek olursak Fransa’daki Pech de l’Azé IV mağarasında bulunan manganez dioksit pigmentleri, Hırvatistan’daki Krapina kazılarında bulunan yaklaşık 130.000 yıllık kartal pençeleri, İspanya’daki Cueva de los Aviones mağarasında yaklaşık 50.000 yıl öncesine tarihlenen deniz kabukları. Eğer süslenme alışkanlıkları Homo sapiens’ten öğrenilmiş olsaydı, bu tür kanıtların Homo sapiens’in Avrupa’ya gelişinden sonra ortaya çıkması gerekirdi. Ancak elimizdeki veriler, Neandertallerin süslenme alışkanlıklarının Homo sapiens’ten bağımsız olarak geliştiğini göstermektedir.

Ancak Homo sapiens ile etkileşim sonrası bazı değişiklikler gözlemlenmiştir. Yaklaşık 45.000-40.000 yıl önce Homo sapiens’in Avrupa’ya yayılmasıyla birlikte iki tür arasında genetik ve kültürel etkileşimlerin yaşandığı bilinmektedir. Bu dönemde Avrupa’daki Neandertallerin süsleme alışkanlıklarında bir çeşitlenme olduğu gözlemlenmiştir. İtalya’daki Fumane Mağarası’nda bulunan ve yaklaşık 44.000 yıl öncesine tarihlenen boyalı tüyler, Neandertallerin süslenme pratiklerini giderek daha ayrıntılı hâle getirdiğini göstermektedir. Benzer şekilde, Homo sapiens ile temas sonrası Neandertallerin süs eşyalarında fildişi gibi daha farklı malzemeler kullanmaya başladığına dair bazı ipuçları bulunmuştur. Bu, Neandertallerin Homo sapiens’in süsleme tekniklerinden etkilenmiş olabileceğini düşündürse de, bu durum kesin olarak kanıtlanmış değildir.

Sonuç olarak, Neandertallerin süslenme alışkanlıkları Homo sapiens ile doğrudan temas kurmadan önce başlamış ve kendi kültürel süreçleri içinde evrimleşmiştir. Ancak Homo sapiens ile etkileşim sonrası bazı yeni unsurlar ortaya çıkmış olabilir. Bu süslenme alışkanlıklarının tamamen bağımsız mı geliştiği yoksa kültürel bir etkileşimin mi sonucu olduğu henüz kesin olarak bilinmese de, mevcut bulgular Neandertallerin süslenme kültürünü Homo sapiens’ten öğrenmediklerini, ancak Homo sapiens ile etkileşim sonrası süsleme pratiklerinde bir çeşitlilik artışı yaşandığını düşündürmektedir.

Tüylü Neandertal.


7.Günümüz Modası Bağlamında Sonuç ve Değerlendirme

Sonuç olarak neandertallerin süslenme ve estetik anlayışı üzerine yapılan araştırmalar, modanın kökenlerinin yalnızca Homo sapiens’e ait olmadığını, aksine insanlık tarihinin çok daha eski bir mirasına dayandığını göstermektedir. Kartal pençelerinden yapılan takılar, doğal pigmentlerle yapılan yüz ve vücut süslemeleri, deniz kabuklarından oluşturulan kolyeler, Neandertallerin yalnızca hayatta kalmaya odaklanan varlıklar olmadığını, aynı zamanda görünümleri ve sembolik ifadeleri üzerinde bilinçli tercihler yaptığını tezini doğrular niteliktedir.

“Davranış ve biliş açısından biraz farklı olsalar da, atalarımız dediğimiz çağdaşları kadar insandılar.” – João Zilhão

Günümüz modasında da belirli takılar, kıyafetler ve renkler, belirli bir statü veya aidiyet sembolü olarak kabul edilmektedir. Örneğin, lüks mücevherler veya markalı kıyafetler, sosyal statüyü vurgulayan birer araçken; farklı kültürlerde kullanılan geleneksel kıyafetler, toplumsal kimlik ve aidiyetin bir göstergesidir. Bu yazımızda anlattığımız gibi neandertallerin süs eşyaları da benzer bir işleve sahip olabilir; kartal pençelerinden yapılan takılar, avcı olarak gücün veya sosyal statünün bir sembolü olabilirken, vücut boyaları grup kimliğini veya belirli ritüellerin bir parçası olmayı ifade edebilir.

Bu nedenle, modanın sadece günümüz tüketim kültürünün bir parçası olarak görülmesinin yanı sıra, insanın kendini ifade etme ihtiyacının, kimlik oluşturma sürecinin ve sosyal yapı içindeki yerini belirleme dürtüsünün tarih boyunca süregelen bir yansıması olarak değerlendirilmesi gerekir. Belki de bu bakış açısı, sizi süregelen hayatın tekdüzeliğinden alıkoyarak, İspanya’daki soğuk mağaralarda dışarıdaki tehlikeli yırtıcılardan ve hatta Homo sapiens’ten kendini koruyan Neandertalleri gözünüzde canlandırmanıza yardımcı olabilir. Moda amaçlı olmasa da, bu bağlamın ilk adımlarını atanlar onlardı ve bu yazıyı yazma amacım da tam olarak bunu anlatmaktı.

İlerideki paylaşımlarda devam edeceğimiz, çerçevesini çizdiğimiz konular.

Kozmetiğin Tarihi.

Modanın Tarihi.

Neandertaller’in Deniz Ürünleri için Okyanusa Dalması.

İğnenin İcadı ve Kıyafetin Tarihi.

Neandertaller.

Neandertaller ve Homo Sapiens’lerin Etkileşimleri.

Şanidar Mağarası Arkeolojik Çalışmaları.

Neandertallerin Yaptığı Mağara Resimleri.

Neandertallerin Katran Yapmımı.

Ek İçerik Önerileri.

Kaynaklar:
1-https://www.theguardian.com/science/2016/aug/18/it-becometh-the-iceman-otzi-clothing-study-reveals-stylish-secrets-of-leather-loving-ancient

2-https://arkeofili.com/yasli-neandertal-arkadaslarinin-yardimi-sayesinde-hayatta-kalabildi/

3-https://communities.springernature.com/posts/preserved-fiber-and-pigments-on-an-eagle-talon-from-krapina

4-https://www.pnas.org/doi/10.1073/pnas.0914088107

5-http://histoiredutemps.free.fr/terrestre/hominide/culture.html#siv4

6-https://www.npr.org/2010/01/12/122466430/study-neanderthals-wore-jewelry-and-makeup

7-https://www.arkeolojisanat.com/shop/blog/ilk-defa-neandertallerin-yaptigi-magara-resimleri-bulundu_3_326772.html

8-https://dusunbil.com/sembolizmin-kokeni-blombos-magarasi-ve-l13/

9-https://www.bristol.ac.uk/news/2010/6781.html